Tekno Raporu

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Sağlık
  4. »
  5. Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı: Uzmanlar Açıklıyor

Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı: Uzmanlar Açıklıyor

Tekno Raporu Tekno Raporu -
54 0
genetik bağlantı - Meme ve Prostat Kanseri Arasındaki Şaşırtıcı Genetik Bağlantı: Uzmanlar Açıklıyor

İzmir – Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Burak Turna, farklı organlarda ortaya çıkan meme ve prostat kanserleri arasındaki şaşırtıcı genetik ortaklıklara dikkat çekti. Yapılan araştırmalar ve uzman görüşleri, bu iki yaygın kanser türünün kökeninde benzer genetik yatkınlıkların rol oynayabileceğini gösteriyor. Bu durum, erken tanı ve kişiye özel tedavi stratejilerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.

BRCA Mutasyonları Ortak Risk Faktörü Olarak Öne Çıkıyor

Prof. Dr. Burak Turna, özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların hem kadınlarda meme ve yumurtalık kanseri, hem de erkeklerde daha erken yaşlarda görülebilen agresif prostat kanseri riskini önemli ölçüde artırdığını belirtti. Bu genetik yatkınlıkların anlaşılması, aile bireylerinin de risk altında olup olmadığını belirlemek için genetik değerlendirmelerin kritikliğini ortaya koyuyor. Prof. Dr. Turna, genetik bağlantı konusunda şu önemli noktaları vurguladı: “Eğer bir annede erken yaşta veya agresif seyirli meme kanseri tanısı varsa ve BRCA mutasyonu saptanmışsa, oğlunun prostat kanseri açısından detaylı genetik taramadan geçirilmesi şarttır. Benzer şekilde, metastatik veya yüksek dereceli prostat kanseri tanısı almış bir babanın kızında da meme kanseri riskini artıran genetik değişiklikler görülebilmektedir.”

Aile Öyküsü Genetik Değerlendirmelerde Kilit Rol Oynuyor

Aile öyküsünün genetik değerlendirmelerde en önemli aşamalardan biri olduğunu belirten Prof. Dr. Turna, kanser türleri arasındaki bu genetik bağlantının anlaşılmasının, bireyler için kişiye özel sağlık stratejileri geliştirmede büyük bir fayda sağladığını ifade etti. Bu sayede, risk altındaki bireyler erken teşhis ve önleyici tedbirler konusunda daha bilinçli hareket edebiliyor.

Meme ve Prostat Kanserinin Yüksek Sıklığı Dikkat Çekiyor

Prof. Dr. Turna, Türkiye’de ve dünya genelinde kadınlarda en sık görülen kanser türünün meme kanseri olduğunu hatırlatarak, her 8 kadından birinin yaşamı boyunca bu hastalıkla karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Prostat kanserinin de erkeklerde en yaygın kanser türlerinden biri olduğunu ve yaşam boyu görülme riskinin yüzde 12-15 civarında seyrettiğini ekledi. Bu yüksek istatistikler, iki kanser türünün altında yatan ortak genetik temelleri anlama ihtiyacını daha da acil hale getiriyor.

Genetik Analizler Sadece Risk Belirlemekle Kalmıyor

Genetik analizlerin, sadece potansiyel riskleri belirlemekle kalmayıp, aynı zamanda erken tanı stratejilerinin oluşturulmasında da kritik bir rol oynadığını vurgulayan Prof. Dr. Turna, bu analizlerin gereksiz tedavilerin önüne geçilmesinde ve aile bireylerinin risk düzeylerinin doğru bir şekilde belirlenmesinde de önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, PARP inhibitörleri gibi hedefe yönelik tedavi yöntemlerinin planlanması açısından da genetik analizlerin büyük bir öneme sahip olduğunu sözlerine ekledi. Bu gelişmeler, kanser tedavisinde kişiye özel tıbbın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir